Ana içeriğe atla

Kayıtlar

oğuz kağan etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yönünü Kaybeden Sürüde Göğe Bakan Kurt

       Geceyi bölen rüzgâr değildi; içimde uzun yıllardır süzülen bir çağrıydı. Gözlerimi kapattığımda bozkırın genişliği geldi bana. Haritada silinmiş toprakların yankısı, rüzgârla savrulan otların fısıltısı, yıldızlarla örülü göğün altında beliren ayak izleri. Belki bir efsâneydi, belki bir düş; ama ses netti:  Yol senin, ışık gökten.    O çağrıdan doğdu bu yazı. Çünkü köklerimiz yalnızca toprağa değil; zamana, hafızaya, ortak bilince uzanıyor. Bizler, ister farkına varalım ister hayalimizde saklayalım, o köklerin çocuklarıyız.    Efsâneler yalnız eski hikâyeler değil; ruhun derinliklerinde saklı kalan pusulalardır. Oğuz diye bir çocuk doğdu derler, kaderin işareti taşındı üzerinde. Gökten inen ışık, karanlıkta doğan bir kurtun gölgesiydi. O kurt, yolun, karanlığın, ertesi günün ama en çok da insanın pusulasıydı. Gökbörü denilen o kurt yalnız bir hayvan değildi; göğün tadıydı, toprağın soluğu, ataların yankısıydı.     Bir ...